|
|
|
|
Hayyam'ın Rubaileri Din Felsefesi Açısından Bir Çözümleme
|
|
Doç. Dr. Metin Yasa
|
Din ve felsefe içerikli egzistansiyal konu ve sorunlar bağlamında ortaya konulan çıkarımlarda tek doğru budur demek, Hayyam için, olanaksız görünmektedir. Okuyucu, bu eserde, anılan konu ve sorunlara yönelik Hayyam’ın rubailer aracılığıyla öne sürdüğü düşüncelerinin nereden bakılırsa bakılsın farklı derinlikler içerdiğini çok rahat bir biçimde anlama olanağı bulacaktır. Dahası; okuyucu, bir yandan Hayyam’ın rubailer aracılığıyla ortaya koyduğu düşüncelerinin metotsuz anlaşılamayacağı, öte yandan kimi egzistansiyal konu ve sorunları ne denli özgün bir biçimde somutlaştırmaya çalıştığı gerçeği ile yine bu eserde buluşacaktır.
|
|
|
|
|
|
Tarihsel Bir Adlandırmanın Tahlili Ehl-i Sünnet Ehl-i Bid'at
|
|
Mevlüt ÖZLER
|
Geleneğe sahip çıkmak, orada var olan herşeyi, hiç kritik etmeden, tam bir ön kabulle doğrulamayı gerektirmiyor. Aksine, ona eleştirel bir gözle bakıp, yapılmış olması muhtemel yanlışlıklarını tashih edip düzeltmek de ona sahip çıkmanın gereğidir. Çünkü doğrularıyla yanlışlarıyla bu kültürün tamamı bize aittir. Ama, bize de ait olsa, olum-suzlukları görmezden gelmeksizin onları kritik etme başkalarına da ait olsa doğrulara sahip çıkma erdemini göstermediğimiz sürece evrensel doğrulara ulaşamayız.
Onun için, taklit ve taassup zihniyetinden kurtularak, ne gözü kapalı bir gelenekçilikten ne de geçmişi bir yük gibi telakki ederek modernitenin peşinden sürüklenip gitmekten yana olmalıyız. Taşları yerli yerine koyarak, tarihi bize bizi de geleceğe bağlayan düşünce köprüsünün her iki ayağını sağlam oturtarak, birini diğerine feda etmeden bir şeyler inşâya çalışılmalıdır. Her şey geçmişte halledilmiştir, artık yapılacak bir şey yoktur kolaycılığına düşmeden ama, tarihte hiçbir şey yapılmamıştır iddiasıyla da on beş asırlık koskoca bir birikimi görmezlikten gelmeksizin davranılmalıdır.
|
|
|
|
|
|
Kıssaların Dili
|
|
Doç. Dr. Mustafa ÖZTÜRK
|
Bilindiği gibi yakın geçmişte Kur’an kıssalarının dili ve tarihsel değeri gibi konularla ilgili birçok şey yazılıp çizildi. Ne var ki konuyla ilgili literatür bu satırların yazarını pek tatmin etmedi. Çünkü hemen tamamı geleneksel bakış açısının ürünü olan bu çalışmalardaki temel düşünceler, Allah’ın kıssa aktarımında çok titiz bir tarihçi gibi davrandığı ve arkaik zamanlara dair anlattığı her şeyin tarihî gerçeklikle aynı mahiyette olduğu gibi bir ön kabule dayandırılmıştı. Hâlbuki kıssalar her şeyden önce insan içindi ve gerçekte insanı Allah’ın hoşnut olduğu bir insana dönüştürmek gibi çok esaslı bir maksada matuf idi. Daha açıkçası, kıssalar iman ve güzel ahlakla donanmış insanların teşekkülüne katkı sağlayan bir araç mesabesinde olup çok büyük bir kısmı ilâhî hitaba bizzat muhatap olan toplumun kültür dünyasına aitti.
|
|
|
|
|
|
Hadis Tarihi H. İlk Üç Asır
|
|
H. Musa Bağcı
|
gerçekleşmiştir. Başta Ahmed b. Hanbel olmak üzere çok sayıda hadisçi şiddetli baskılara maruz kalmış ve toplumda ciddi ayrışmalar meydana gelmiştir. Bu da Ehl-i Hadis’in düşünce dünyasının ve dolayısıyla da eserlerinin şekillenmesinde önemli rol oynamıştır. Bu dönemde yaşananların izleri hadis tarihinin gelecek asırlarını ve hadisçilerin telif ettiği gerek rical kitapları gerekse hadis kaynaklarını etkilemiştir.
|
|
|
|
|
|
Direniş Teolojisi
|
|
Prof. Dr. İlhami GÜLER
|
Gözleri aydınlanmanın yarattığı neon ışıklarıyla kamaşmış olan insanlığın büyük bir bölümünün, ilahî ‘nuru’ bir müddet daha göremeyeceği kanaatindeyim. Oysa, gezegenimizi kurtaracak olan bu nurdur. Dahası, seküler-kapitalist yaşam tarzının yarattığı fesadın sonuçlarının biraz daha canımızı yakması gerekiyor. Özgür irademizle, ahlakî olarak Tanrı’nın buyruğuna boyun eğmediğimiz için, nefsimizin (arzularımızın) yarattığı fesadın sonucunda ‘zorunlu’ olarak boyun eğeceğiz gibi. Tabiî, geç kalmamış olursak.
|
|
|
|
|
|
Kur'an'ın Bilimsel Yorumu Bir Zihniyet Tahlili
|
|
Süleyman GEZER
|
Kur’an’ın bilimle yorumlanması düşüncesi her ne kadar masum bir çaba olarak görünse de, içinde barındırdığı birtakım problemler yüzünden her zaman tartışmaya açık bir konu olarak kalacağa benzemektedir. Çünkü Kur’an’ın bilimsel düşünce ve verilerle yorumlanma çabasında, onun ispatının ve çağlar boyunca geçerli olduğunun kanıtlanması düşüncesi mevcuttur. Bunun ise modern bilim sayesinde yapılması, bilimi kutsal kitap mertebesine taşımakla aynı şey olarak görülebilir. Öyle ki bu modern bilim kendi kutsallığını kendi içinde taşımaktadır. Bilimsel yorumda Kur’an’ın doğruluk değerinin bilimsel veriler tarafından test edilip onaylanması söz konusudur. Bundan dolayı sık sık bu görüşü savunanlar tarafından bilimsel verilerle Kur’an ayetlerinin bir sorun oluşturmadığı, ikisinin birbirini tamamladığı şeklinde düşüncelere rastlamak mümkündür. Oysa bu sayılan düşünceler hiçbir zaman ilk dönemlerde sorun olarak görülmemiştir.
Bilimsel yorumlama savunmacı, özür dileyici, anlayıcı olmaması gibi özelliklerinin yanında belli bir şablonun Kur’an’a uygulanması yönünden diğer yorum şekillerinden büyük ölçüde ayrılmaktadır. Ayrılmasının yanında imkânı ve içinde barındırdığı bazı sorunlar yüzünden eleştiriye açık bir konudur. Kur’an’ın geldiği dilin kurallarını yadsıması, metinsel bağlamın ihmal edilmesi, ilk muhataplarının tasavvurlarını dikkate almaması, din dili açısından ortaya çıkan bazı problemler, bilimsel yorumun elini daraltmaktadır.
|
|
|
|
|
|
İslamda Peygamberlik ve Yalancı Peygamberlik Olgusu
|
|
Doç. Dr. Abdulgaffar Aslan
|
Kur’ân’a göre peygamberlik, İslâm dininin imân esaslarından biridir. Hz. Muhammed’in son peygamber, İslâm’ın da son din oluşu yeni bir peygamberin gönderilmesine ihtiyaç bulunmadığını ifade eder. Ancak Müslüman coğrafyada Müseylime ile başlayıp özellikle aşırı Şiî fırkalarla devam eden ve günümüzde de belli bir nüfuza sahip olan, başta İmâmiyye olmak üzere, İsmailîlik, Dürzîlik, Nusayrîlik, Yezidîlik, Bahâîlik, Kâdiyânîlik gibi isimler altında Hz. Muhammed ve onun aldığı vahiylerle ilgili olarak inkâra ve değiştirmeye varan tutum ve davranışı ortaya koyan bu ekollerin kurucuları, farklı teolojik ve terminolojik açılımlarla Allah’tan vahiy aldıklarını ve peygamber olduklarını iddia etmişlerdir.
|
|
|
|
|
|
Kelamda Te’vil Sorunu
|
|
Dr. Sabri YILMAZ
|
Ayet ve hadislerde Allah’a izafeten yer alan, insanların O’nu yaratıklara benzetmelerine ya da teşbihî bir tanrı tasavvuru oluşturmalarına yol açan ifadeler etrafında yapılan tartışmaların merkezinde te’vil sorunu vardır. Bu bakımdan te’vil, hem Mutezile’nin hem de Ehl-i Sünnet’in gündemini sürekli meşgul eden bir “problem” olarak Kelam ilminde önemli bir yere sahiptir.
|
|
|
|
|